Euro Bölgesi 

Ağır mali ve ekonomik krizdeki Kıbrıs Rum Kesimi için Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) da muhtemel katkısıyla 10 milyar euroluk kredi paketi hazırlayan Euro Bölgesi, kalan miktarı Rum bankalarında mevduatı olanlardan tahsil edecek.
Euro Bölgesi maliye bakanları ve IMF’nin Brüksel müzakerelerinde şekillenen kurtarma operasyonu uyarınca, Rum bankalarında mevduatı olan herkes vergilendirilecek. 100 bin avronun altında mevduatı olanlara yüzde 6,75 ve bu limitin üzerinde mevduatı bulunanlara yüzde 9,9 kesinti derhal uygulanacak. Bu şekilde toplanacak 5,8 milyar avroyla Kıbrıs Rum kesiminin aşırı borçlanmasının önüne geçilecek.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Maliye Bakanı Mihalis Sarris, Euro Bölgesi maliye bakanları toplantısının ardından basına yaptığı açıklamada, ”Özellikle mevduat sahibi halkın dahil edilmesi nedeniyle hoş bir sonuç değil. Fakat diğer ihtimallere göre en az külfetli olan buydu” dedi.
Rum yönetimi, kurtarma paketi karşılığında yüzde 10 olarak uyguladığı kurumsal vergileri yüzde 12,5’e yükseltmeyi, kamu varlıklarını özelleştirmeyi, kara parayla mücadeleyi ve bankacılık sektörünü küçülterek yeniden yapılandırmayı kabul etti.
İrlanda ve Portekiz’in kemer sıkma programlarına bağlılıklarını desteklediklerini gösteren Euro Bölgesi Maliye Bakanları, iki ülkenin kurtarma kredilerinin vadesini iki yıl uzatarak, bütçe şartlarını gevşetti.
Bakanlar uzatmaya ilişkin bir detay vermedi. Avrupalı maliye bakanları, detayların Euro Bölgesi’ndeki kurtama paketlerini denetleyen Troyka Heyeti ve Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması’nca çalışılacağını söyledi. İrlanda ve Portekiz’in bütçe şartlarının detayları, Kıbrıs’ın kurtarma programı ile aynı zamanda açıklanacak.

ABD

Batmasına izin verilemeyecek kadar büyük bankaların, ufak ölçekli şirketler karşısında avantaj sahibi olmasına karşı durulması gerektiğinin altını çizen Dallas Fed Başkanı Richard Fisher, Washington hükümetinin en büyük Amerikan bankalarını bölmesi gerektiğini savundu.
Maryland’deki Konservatif Siyasi Hareket Konferansı’nda konuşan Fisher, ABD’deki en büyük 12 bankanın, bankacılık sistemindeki varlıkların yüzde 70’ine sahip olduğunu ve kârlarının bu kuruluşları, hükümetin kendilerini kurtarmak zorunda olduğu garantisini verdiğini vurgulayarak, en büyük bankaların ciddi bir desteğe sahip olduğunu, bunun da bankalara daha da büyüme ve riskli olma imkanı tanıdığını söyledi.
Bu bankaların “imtiyazlı” olduğunu ileri süren Fisher, “Yalnızca finansal istikrarı tehdit etmekle kalmayıp, aynı zamanda adil ve açık rekabeti riske atıyorlar” dedi.
Ekonomistler ABD’de bu hafta açıklanacak olan Şubat ayı 2. el konut satışları ve yeni konut inşaatlarının Şubat’ta artarak, konut emlaklarının ABD’nin büyümesini destekleyeceğini öngörüyor.
Konut değerlerinde istikrarın saplanmaya başlanması, istihdam görünümünün iyileşmesi ve mortgage faizlerinin rekor düşük seviyelerde seyretmesiyle Amerikalılar konut piyasasında güven kazanıyor. Fed yetkililerinin de bu haftaki toplantılarında, borçlanma maliyetlerini aşağı çekerek, büyümeyi destekleyen rekor düzeydeki para politikası teşviklerini desteklemeleri bekleniyor.

Ortadoğu – Asya

Onyıldaki bir kez yapılan liderlik değişimini tamamlayan Çin, finansal risklerin artmasıyla Başbakan Li Keqiang’ın ekonomi takımını güçlendirmeye çalışıyor. Çin’i da hükümet fonu başkanı Lou Jiwei maliye bakanlığına atanırken, merkez bankasının başında Zhou Xiaochuan kaldı.
Ulusal Halk Kongresi’nin onayının ardından Gao Hucheng, Çin’in yeni ticaret bakanı, Xu Shaoshi de Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkanı olacak.
Dünya Bankası’nın eski Çin başkanı Yukon Huang, bugün hükümetin ekonomideki rolünün azaltılması çağrısında bulunan Li’nin yönetimindeki liderlerin, Zhou ve Lou gibi “aktivist reformcular” ile daha temkinli yetkililerin bir birleşimi olduğuna dikkat çekti. Nomura Holdings Inc.’in kredi ve emlak fiyatlarındaki artışın etkisiyle finansal risklerin tırmandığı uyarısında bulunmasıyla, serbest piyasa ve büyümedeki sınırlı büyüme öngören politikalara hız verilmesi gerekiyor.
Dünyanın en büyük 2. ekonomisi Çin’in koltuğu yeni devralan başbakanı Li Keqiang, kişi başına düşen gelirleri bu onyılda 2 katına çıkarmaya çalışan ülkenin 2020’ye kadar ortalama yüzde 7.5 büyümeyi korumasının gerektiğini belirtti.
Ekonomik performanstaki büyük dalgaların olmaması için istikrarlı ekonomik büyümenin sürdürülmesi, enflasyonun önlenmesi ve görünmeyen risklerin kontrol altında tutulmasının gerektiğinin altını çizen Li, “Bu kolay olmayacak, ancak şartlar bizden yana ve iç talepte de çok büyük bir potansiyele sahibiz” açıklamalarında bulundu.