Euro Bölgesi 
Yunanistan konusunun şimdilik rafa kalkmasıyla biraz olsun rahatlamayı umut eden EURO Bölgesi’nde yeni gündem konusu Kıbrıs Rum Kesmi. Kıbrıs için, ödeme yapamama tehlikesiyle burun buruna geldiği ve aslında çoktan iflas ettiği belirtiliyor. Emeklilik fonlarının hükümete para aktarması sayesinde ayakta durabildiği belirtilen Küçük Avrupa Birliği ülkesinin aylar önce ortaklarına yaptığı yardım çağrısına hâlâ cevap bekliyor. Alman siyasetçileri yardım paketine karşı çıkarken Avrupa Merkez Bankası Direktörler Kurulu’nun Alman üyesi Jörg Asmussen de borçtan arındırmaya soğuk bakıyor. Rum yönetimi bundan altı ay önce euro istikrar fonundan yardım talebinde bulunmuştu.

Yunanistan ve Kıbrıs’ ın yanı sıra Euro Bölgesi’ nin sorunlu ülkelerinden biri olan İspanya’dan gelen haberler arasında; ekonomik krizden dolayı 2008 yılından bu yana toplam 35 bin bankacının işini kaybettiği bildirildi. İspanya’nın iki büyük işçi sendikası CCOO ve UGT, ülkenin tüm büyük kentlerinde bankacıları gösteri yapmaya çağırdı, özellikle finans krizinden borçlarını ödeyemeyecek duruma gelen ve kamulaştırılan bankalarda işten çıkarılmaların olduğuna dikkat çekti.
Verilen bilgilerde, 2013 yılında İspanya’daki bankacılık sektöründe 18 bin 500 kişinin işten çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi.

ABD

Obama ve Kongre’nin yıl sonuna kadar bütçe ve mali uçurum konularında anlaşmayı başaramayacağı endişesi üzerine Kongre Bütçe Ofisi, mali uçurumun önlenememesinin dünyanın en büyük ekonomisini yeniden resesyona itebileceğini öngörüyor. Çin’den Huang Guobo, şu anda küresel ekonomilerde belirsizliğin çok yüksek olduğunu belirtirken, bu belirsizliğin kaynağının hem mali uçurum, hem de Avrupa’da devam eden borç krizi olduğunu dile getirdi. Bunun yanı sıra kredi genişlemesi ve alternatif enerji endüstrilerinin,  ABD’yi gelecekte ekonomik büyümeyi tetikleyen en büyük güç yapacağını belirtti.

Ekonomik büyümeyi desteklemek ve istihdam yaratmaya çalışan Fed Başkanı Bernanke, rekor düzeydeki mortgage faizlerini hâlen yeterli ucuzlukta görmüyor. Fed’in tahvil alımları vasıtasıyla bilanço tablosunu 3 trilyon dolara kadar genişletmesinin ardından politika yapıcılar, mortgage destekli varlıklardaki düşük faizlerin, konut kredilerinde daha fazla tasarruf olarak aktarılmamasından ötürü hayal kırıklığı yaşıyor. Daha fazla teşvik seçeneğinin azalmasıyla merkez bankacıları, varolan teşviğin etkisini artırarak faiz farkını aşağı çekmenin yollarını araştırıyor.

Ortadoğu – Asya
Japonya’da Başbakanlığı devralacak Shinzo Abe, enflasyonun % 2’ye ulaşması için “yoğun parasal genişlemeyi” içeren bir politika paketi konusunda bir koalisyon ortağı ile anlaşmaya vardı. Abe haftasonu yaptığı açıklamada, merkez bankası enflasyon hedefini daha yukarıya taşımazsa, bankanın yönetim kurallarında değişikliğe gidilebileceğini söylemişti ve bu gece yapılan toplantıda % 2 konusunda anlaşıldı. Abe yönetimi altında kamu işi  harcamalarının ekonomiyi canlandıracağını söyleyen Resona Bank Ltd.’ın başekonomisti Koichi Kurose, BOJ’un borçlanma maliyetlerinin yükselmesini önlemek için tahvil alımlarını devam ettireceğini belirtti.

Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin merkez bankasına enflasyon hedefini yükseltmesi için baskı yapmasının ardından güvenli limana olan talep artarken altın vadelilerinin Tokyo’da son dört günde ilk kez tırmanışa geçtiğini görüyoruz.